FRANKE TÜRKİYE’DE SADECE SATIŞ DEĞİL ÜRETİM DE YAPIYOR
Lojistik Hayat’ın programına konuk olan beyaz eşya sektörünün önemli markası Franke Genel Müdürü Özgen Özkan, markanın lojistik faaliyetlerini ve aldıkları lojistik hizmet konusunda sorularımızı yanıtladı.
Lojistik Ambar Dergisi, sektördeki geleneksel yayıncılık anlayışını kırarak lojistiği, Lojistik Hayat Programı ile televizyona taşıdı. Lojistik hizmet sağlayıcılarıyla, lojistik hizmet alan firmaları buluşturan programda, güncel konular ve konusunda uzman konuklarıyla lojistik enine boyuna masaya yatırılıyor. Televizyon dünyasında tek olan Lojistik Hayat, yayınlandığı ilk programdan itibaren izleyicilerinden olumlu geri dönüşler alarak sektöre hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyor.
Franke Genel Müdürü Özgen Özkan, firmasının lojistik yapısını ve Türkiye’deki faaliyetleri hakkında sorularımızı yanıtladı.
LOJİSTİK HAYAT: FRANKE’NİN TÜRKİYE’DEKİ FAALİYETLERİ NELERDİR?
Özgen Özkan: Franke 1911 yılında İsviçre’de kurulmuş bir şirkettir. Grubun birden fazla faaliyet alanı var. Türkiye’deki şirket esas itibariyle grubun mutfak sistemleri bölümüyle ilgili hizmet veren bölüm. Bu grubun içinde ev tipi mutfaklar için üretilen her türlü ürün yer almakta. Türkiye’de biz sadece bir pazarlama ve satış hizmeti vermiyoruz, aynı zamanda üretici konumundayız. İki tane tesisimiz var. Bunlardan biri Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde diğeri de Manisa Organize Sanayi Bölgesinde yer alıyor. Türkiye’de hem paslanmaz çelik evyeler üretiyoruz hem de Manisa’da fabrikamızda aspiratör ve davlumbaz üretip hem Türkiye’de hem de yurtdışına satıyoruz. Özellikle Manisa’daki tesisimiz dünyada bu konudaki en büyük 5 tesisten biri. Bununla da gurur duyuyoruz. Bunun dışında grubun diğer faaliyet alanları içerisinde endüstriyel mutfak, endüstriyel kahve makineleri, paslanmaz çelik banyo malzemeleri gibi ürünlerde yer alıyor. Ama biz Türkiye’de daha çok işin mutfak ürünleri kısmıyla ilgili faaliyet gösteriyoruz.
LOJİSTİK HAYAT: MARKANIZI DİĞER MARKALARIN YANINDA LOJİSTİK FAALİYET ANLAMINDA FARKLI KILAN BİR UYGULAMANIZ VAR MI?
Özgen Özkan: Tabi ki var. Öncelikle şunu söyleyeyim, aslında belirli bir grup ürün aldığınız zaman, belirli bir marka kalitesi olan dünyada tanınmışlığı olan, burada ürünün hangisi şu anlamda çok kalitelidir, hangisi bu açıdan daha elverişlidir, estetik açıdan hangi ürün diğerlerinden aşağıdadır yukarıdadır ayırımını yapmak biraz zordur. Burada esas farklılık o ürünü satarken verdiğiniz hizmet kalitesidir. Burada lojistik çok önemli bir parça haline geliyor. Hepimiz hızlı olmaktan bahsediyoruz fakat en önemli konulardan birini atlıyoruz ki o da zamanında olmak verilen sözleri tutmaktır. Biz istediğimiz kadar iyi ürünler geliştirelim, istediğimiz kadar doğru yerlerde üretelim, sonuçta müşterimizle satış kanallarımızla doğru yerde buluşturamıyorsak, bunu başardık diyelim, o kanala ürünü doğru dürüst sevk edemiyorsak , müşterinin evine o ürünü istediği zaman istediği kalitede sokamıyorsak bu işte bir şeyleri yanlış yapıyoruz demektir. Bizim kendi adımıza doğru yaptığımız en önemli konulardan biri biz özellikle lojistik hizmette; zamanlamaya ve bu zamanlama içinde de toplam lojistik operasyonun şirketin maliyetlerine olan etkisine çok dikkat ediyoruz. Örneğin, bütün her şey üretilmiş ve depomuzda duruyor. Bir yıllık bütün siparişler de elimizde. Bu işi organize etmek çok kolay. Çünkü hiçbir zaman işler böyle yürümez. Bir yerde üretici olarak maliyetlerinizi minimumda tutmanız lazım. Dolayısıyla gidipte müşterilerinize bana bir yıl içerisinde sipariş edeceğiniz ürünlerin siparişinin verin diyemezsiniz. Bu son derece rastlantısal gelişen bir durum olacaktır. Bir yerde müşterimizin bu konudaki beklediği hizmetle bizim verebileceğimiz en iyi hizmet arasında bu dengeyi kurmamız gerekiyor. Lojistik faaliyetlerde bir sürü bilinmeyenin üzerinde iş yapıyorsunuz ve en acı taraf, binlerce emek verip ürettiğiniz, ülke çapında pek çok bayi ile satmaya çalıştığınız ürünü siz müşterinize zamanında teslim edemiyorsunuz. Bu gerçekten çok üzücü bir durum. O yüzden bizim en dikkat ettiğimiz konulardan biri tabi ki lojistik. Buradaki çıkış noktasını şöyle açıklayabiliriz.
Bizim bütün bunları yaparken üzerinde durduğumuz konulardan biri, şirket olarak şunu diyoruz: uzmanı olmadığımız hiçbir konuda iş yapmıyoruz. Lojistik bizim uzman olduğumuz bir konu değil. Lojistik, lojistik firmalarının uzman olduğu bir konu. O yüzden biz şirket olarak lojistik hizmetlerimizin tamamını dışarı vermemizin yanında depo yönetimimizi n bir kısmını da lojistik firmalarına vermiş durumdayız. Çünkü bu sayede işin talep yönetimini daha doğru yapabiliyoruz hem de lojistik firmanın tecrübelerinden yararlanıyoruz. Bu işi böyle yürüttüğünüz zaman, o ürünü ister yetkili satıcınıza, ister müşterinize zamanında ve kaliteli bir hizmetle götürmüş oluyorsunuz. Bu hizmetler marka imajını müşterilerimizin gözünde bizim hedeflediğimiz yere çıkarıyor. Biz aynı zamanda bütün lojistik hizmetlerimizi bir “Call Center” aracılığıyla yapıyoruz ve bu hizmeti de bir lojistik firmasından alıyoruz.
LOJİSTİK HAYAT: MARKA OLARAK GEREK DÜNYADA GEREK ÜLKEMİZDE LOJİSTİK ANLAMDA NE GİBİ ZORLUKLAR YAŞIYORSUNUZ VE DÜNYADAN FARKLI OLARAK TÜRKİYE’DE NE GİBİ FARKLILIKLAR ORTAYA ÇIKIYOR?
Özgen Özkan: Bunlara zorluk demeyelim de bir takım ek prosedürlerin getirdiği ek kayıp zamanları var. Örneğin henüz Avrupa birliği üyesi olmadığımızdan dolayı yaşadığımız sorunlar var. Bunun yanında bütün ithalatımızda ve ihracatımızda doğal olarak bir gümrük sürecinden geçiyorsunuz. Ayrıca yaşadığımız en önemli sorunlardan biri de Türkiye’deki ithalat ile ihracat arasındaki dengenin bozulması olarak göze çarpıyor. Bu gibi durumlarda geri gelen araçlarda ya bir problem oluyor ya da maliyet farklılıkları doğuyor. Bu durumun daha homojen dağılması bizim en çok arzu ettiğimiz durumlardan biridir. Açıkçası özellikle nakliye şirketlerinin Avrupa’dan ithalatta iş yapma şeklini görüyoruz ve Türkiye’deki benzerlerine bakıyoruz. Bence Türkiye’deki lojistik firmaları hizmet kalitesi açısından çok iyi durumda. Filo, filonun kalitesi, kullanılan araçlar, araçların yönetimleri için oluşturulmuş yazılım sistemleri, yöneticilerin bilgi birikimleri ve dünyaya bakış açılarında çok iyi bir noktadalar. Bu konularda hiçbir problem yok. Türkiye’deki tüm sanayicilerin lojistik firmalarına yüzde yüz güvenerek çalıştığını düşünüyorum. Onun dışında özellikle iç dağıtımda şuanda belki belirli yerlerde daha hızlı olmamız gerekiyor. Son zamanlarda karayollarına yapılan yatırımlar lojistik hizmet sağlayıcılarının daha hızlı ve güvenli iş yapmalarına büyük katkı sağlıyor. Bizim gerçek anlamda Türkiye içindeki lojistik uygulamalarına baktığımız zaman, son 5 sene içinde Türkiye’de inanılmaz bir gelişme kaydedildi.
LOJİSTİK HAYAT: İTHALAT VE İHRACAT FAALİYETLRİNİZİ YÜRÜTÜRKEN BU İKİ KONUYU BİRLEŞTİREREK BİR SİNERJİ YARATIYOR MUSUNUZ ACABA?
Özgen Özkan: Tabi kesinlikle. Çünkü birlikte çalıştığınız lojistik şirketlerinin en çok dikkat ettiği konu, toplam maliyetlerde size bir fayda sunabilmek. Toplam maliyete baktığınız zaman eğer siz bu konudaki partnerinize yurda giriş ve çıkışlarda maliyetleri dengeli bir şekilde dağıttığınız zaman, onlarda araçların gidiş gelişlerdeki doluluk durumunu göz önüne alarak size daha uygun bir maliyet çıkarırlar. Bu denge maliyet dışında zamanlamayla da ilgili bize bir avantaj sağlıyor. Çünkü işin daha başında bütün senaryoyu planlayabiliyorsunuz.
LOJİSTİK HAYAT: EVLERE YAPILAN MONTAJ VE SERVİS İŞLEMLERİNDE ÇALIŞANLAINIZA NE GİBİ STANDARTLAR GETİRDİNİZ?
Özgen Özkan: Normalde tüm sürçlerinizi planlarken o süreçlerin temel ihtiyaçlarınıza bakmanız gerekiyor. Sattığınız ürünün nihai tüketiciye ulaşmadan evvel nasıl bir yol izleyeceği çok önemli. Ürünlerin bazıları sizin yetkili satıcınız üzerinden gidebilir bazıları direk ana firma üzerinden müşterinin evinde de sevk edilebilir. Bu konuda da işin uzmanlaşma kısmına girmek istiyorum. Burada lojistik yapıya da baktığınız zaman bunu tek bir paket şeklinde görmemeniz lazım. Çünkü her konunun farklı uzmanları olabiliyor. Bu anlamda bizim kendi içimizde yaptığımız şey,eğer ürünü nihai tüketicinin evine biz sevk edeceksek bunu da gene bir lojistik firma üzerinden yapıyoruz ama bu konuda uzman olan bir lojiktik firma olması gerekiyor. Çünkü firmaların altyapıları değişiklik gösterebiliyor.
LOJİSTİK HAYAT: TEDARİKÇİNİZİN VERDİĞİ HİZMETİ MÜŞTERİLERİNİZDEN GELEN GERİ BİLDİRİMLERLE ÖLÇÜYOR MUSUNUZ?
Özgen Özkan: Her müşterinin konuyla ilgili belli hassasiyetleri oluyor ve bu marka algılamasına göre de değişiyor. Bizim müşteri grubumuz bu konuda çok hassas. Böyle bir konu olduğu zaman internet üzeriden bizim web sayfamıza bir yazı gelir ve biz bu yazıların hepsini çok ciddiye alırız. Değerlendirip ne gerekiyorsa uygulamaya koyarız. Aynı zamanda müşterilerimizin beklentilerini ve şikayetlerini satış kanallarımızla da topluyoruz. Yani müşterilerimizi tedarik sürecinin içine dahil ediyoruz. İsteseniz de istemeseniz de zaten müşteri bu sürece dahil oluyor çünkü artık bu konuda çok bilinçli bir müşteri grubumuz var.
Lojistik Hayat: Lojistik aslında işinizin en önemli ayağı ama belki de en riskli ayağını oluşturuyor. Çünkü müşteri tedarikçinizle yüz yüze geliyor ve orada verilen hizmet kalitesi sizin markanızın hizmet kalitesini doğrudan etkiliyor.
Özgen Özkan: Tabi ki öyle. Örneğin pek çok sorun olur şirketlerin içerisinde ama bu sorunların pek çoğunda şöyle davranabilirsiniz: “Kol kırlır yen içinde kalır” diyebilirisiniz. Ama lojistik öyle değil. Sonuçta direk sizden sonraki aşamada tedarikçinize ve yetkili satıcınıza bağlı bir durum. Öyle olduğu zaman ister istemez bu konuda daha hassa olmak zorunda kalıyorsunuz.
LOJİSTİK HAYAT: MÜŞTERİLERİNİZE NE GİBİ ÖNERİLERİNİZ VAR?
Özgen Özkan: Şimdi lojistik deyince birazda uzmanlığımızdan ötürü hep ürünlerimize konsantre oluyoruz. Ama aynı zamanda hepimiz birer birey olarak yaşıyoruz toplum içinde. Gün içinde bir sürü olayla karşılaşıyoruz. Sonuçta baktığımız zaman, ne alırsak alalım, ne istersek isteyelim, bunların hiçbiri bizim kapımızın önünde bir metre dışarıda hazır değil. Veya bir alışveriş merkezine gittiğimiz zaman, ürünler o güzel dükkanların arkasında bir depoda üretilmiyor. Bu ürünler dünyanın çeşitli ülkelerinden geliyor. Birey olarak da konu ne olursa olsun, bir şeyleri bir yerlerden alıyoruz veya bir şeyleri bir yerlere götürüyoruz. Burada en önemli konu “Bu ürün nasıl olsa gelir” demememiz ve bunun bu kadar basit olmadığı hepimizin bilmesi lazım. Bunu unutmamak gerekir, insanlar isteseler de istemeseler de hayatlarının her alanında lojistiğin içinde yer alıyorlar.




del.icio.us
Digg
Technorati
Yorum gönder